top of page
MAKALELER
Ara


Kira Tespit Davalarında Beş Yıllık Sürenin Hesabı: Yeni Sözleşme Süreyi Sıfırlar Mı?
Kira hukukunda taraflar arasında yapılan yeni tarihli sözleşmelerin, kira tespit davasında uygulanan beş yıllık süreyi sıfırlayıp sıfırlamadığı sıkça tartışılmaktadır. Uygulamada yaygın olan “yeni sözleşme süreyi sıfırlar” düşüncesi her zaman doğru değildir. Mahkemeler çoğunlukla sözleşmenin şekline değil, kira ilişkisinin fiili başlangıcına ve belirlenen kira bedelinin rayiç piyasa koşullarına uygun olup olmadığına bakmaktadır.

Av. Celal Ferit DEMİRKIRAN
5 Mar3 dakikada okunur


Tıp Ceza Hukukunda Endikasyon Ve Tıbbi Müdahalenin Meşruiyeti
Tıp ceza hukukunda endikasyon, hekimin gerçekleştirdiği müdahaleyi suç olmaktan çıkaran temel ölçüttür. Müdahalenin hukuka uygun sayılabilmesi için tıbbi gerekliliğe dayanması, bilimsel standartlara uygun olması ve yetkili hekim tarafından yapılması gerekir. Endikasyonun bulunmadığı hallerde, rıza olsa dahi müdahale cezai sorumluluk doğurabilir.

Av. Celal Ferit DEMİRKIRAN
18 Şub2 dakikada okunur


İCRA TAKİBİNDE İKİNCİ ÖDEME EMRİ TEBLİĞİNİN HUKUKİ SONUÇLARI VE İTİRAZ HAKKI
İcra takibinde borçluya ikinci kez ödeme emri gönderilmesi, borçluya yeni bir itiraz hakkı ve süresi tanımaktadır. HGK içtihatları uyarınca, ikinci tebligat üzerine süresinde yapılan itiraz icra takibini kendiliğinden durdurur. Bu durumda, itirazın kaldırılması kararı alınmadan tahliye gibi takip işlemlerine devam edilemez. İcra müdürünün hatalı şekilde itirazı reddetmesi, duran takibi kesinleştirmez ve hukuki sonuç doğurmaz.

Av. Celal Ferit DEMİRKIRAN
13 Şub2 dakikada okunur


Vergi Uyuşmazlıklarında Düzeltme Beyanı, Sahte Belge İddiası ve Matrah Artırımının Yargısal Değerlendirilmesi
Vergi incelemelerinde mükellefler, alt firmalar hakkında düzenlenen olumsuz tespitler nedeniyle idari baskı altında düzeltme beyannamesi vermeye zorlanabilmektedir. Bu aşamada ihtirazi kayıt, dava açma hakkını koruyan temel bir hukuki güvencedir. Sahte belge iddialarında idarenin varsayıma değil, maddi gerçeği ortaya koyan somut delillere dayanması gerekir. Ayrıca matrah artırımı, ilgili dönemler bakımından tarhiyat ve ceza uygulanmasını engelleyen güçlü bir koruma sağlamakta

Av. Celal Ferit DEMİRKIRAN
28 Oca3 dakikada okunur


Ticari İşletmeler Arasındaki İspat Hukukunda Faturanın Rolü: Sükutun ve Defter Kayıtlarının Bağlayıcılığı
Ticari hayatta faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesi, içeriğin kabulü anlamında güçlü bir karine doğurur. Yargıtay HGK’nın 2024 tarihli güncel kararları, faturanın ticari defterlere "ihtirazi kayıtsız" işlenmesini kesin delil saymakta ve sözleşme şartlarının zımnen değiştiğini kabul etmektedir. Hak kaybı yaşamamak için hatalı faturaların muhasebeleşmemesi ve itirazın noter/KEP kanalıyla yapılması elzemdir.

Av. Celal Ferit DEMİRKIRAN
31 Ara 20252 dakikada okunur


Mal Rejimi Tasfiyesi Davalarında Şirket Tüzel Kişiliği Ve İhtiyati Tedbirin Sınırları
Mal rejimi tasfiyesinde, davalı eşin şirketi üzerindeki malvarlığına (araç, taşınmaz, banka hesabı) tedbir konulamaz. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre alacaklı eş, şirketin ticari bütünlüğüne değil, yalnızca eşinin şirketteki payına ve kar payına yönelik tedbir talep edebilir.

Av. Celal Ferit DEMİRKIRAN
26 Kas 20253 dakikada okunur


Haline Münasip Evin Haczedilemezliği (Meskeniyet İddiası)
İcra ve İflas Kanunu’nun 82. maddesi, borçlunun haline münasip evinin haczedilemeyeceğini düzenleyerek kişilerin barınma hakkını korur. Yargıtay kararlarına göre, bu koruma borçlunun sosyal durumu, ailesinin ihtiyaçları ve mütevazı semt kriterleri çerçevesinde değerlendirilir. Ancak borcun evin bedelinden kaynaklanması halinde, meskeniyet iddiası istisna oluşturur.

Av. Celal Ferit DEMİRKIRAN
13 Kas 20253 dakikada okunur


Ödeme Emri Gönderilmeyen Alacak Kalemlerinde Tahsil Harcı Uygulaması
İcra ve İflas Hukuku uygulamasında, tahsil harcının hangi tutar üzerinden hesaplanacağı, takibin türü ve seyrine göre değişiklik gösterir. Özellikle genel haciz yoluyla ilamsız takibe yapılan itirazın mahkeme kararıyla (ister "itirazın iptali" ister "itirazın kaldırılması" yoluyla) aşılması durumunda, ana alacakla birlikte hükmedilen icra inkâr tazminatı, vekâlet ücreti ve yargılama gideri gibi fer'i alacakların tahsil harcı hesabına dahil edilip edilmeyeceği önemli bir hukuk

Av. Celal Ferit DEMİRKIRAN
7 Kas 20252 dakikada okunur


Bilirkişi Raporlarına İtiraz Edilmemesinin Sonucu Olarak Doğan Usuli Kazanılmış Hak
Bilirkişi raporuna yasal sürede (HMK 281) itiraz etmemek, karşı taraf lehine "usuli kazanılmış hak" doğurur. Yargıtay, itiraz etmeyen tarafın, aleyhine olan raporu zımnen kabul ettiğini varsayar. Ancak bu kural mutlak değildir. Yargıtay'ın güncel içtihatlarına göre, eğer rapor "hukuken hükme elverişli değilse" (örn: bariz hukuki hata veya yanlış yöntem içeriyorsa), itiraz edilmemesi bu hakkı doğurmaz. Bu durumda, hakimin maddi gerçeğe ulaşma görevi öncelik kazanır.

Av. Celal Ferit DEMİRKIRAN
31 Eki 20253 dakikada okunur


Yasal Önalım (Şufa) Hakkı ve Yargıtay Kararları Işığında Fiili Taksim Savunması
GİRİŞ Paylı mülkiyet (halk arasında bilinen adıyla hisseli tapu), bir taşınmazın mülkiyetine birden fazla kişinin belirli pay oranlarıyla sahip olması durumudur. Bu mülkiyet türü, paydaşlar arasında çeşitli hukuki uyuşmazlıklara yol açabilmektedir. Kanun koyucu, paydaşların mülkiyet bütünlüğünü korumak ve paydaşlar arasına dışarıdan üçüncü kişilerin girmesini kontrol altında tutmak amacıyla, paydaşlara yasal önalım (şufa) hakkı tanımıştır. Ancak, bir paydaşın payını üçüncü bi

Av. Celal Ferit DEMİRKIRAN
22 Eki 20254 dakikada okunur


Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinde Üçüncü Kişilerin İyiniyeti
Giriş Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri (APKİS), özellikle kentleşme süreci ve inşaat sektöründeki işleyiş bakımından sıkça karşılaşılan bir uygulamadır. Bu sözleşmelerde arsa sahibi ile yüklenici arasında yapılan düzenleme; tapu devri, inşaat, bağımsız bölümlerin teslimi gibi aşamaları içerir. Ancak uygulamada, yükleniciye devredilen taşınmazların üçüncü kişilere satılması ya da ipotek edilmesi durumlarında ve sözleşmenin geçersiz sayılması ya da geriye etkili feshedil

Av. Celal Ferit DEMİRKIRAN
22 Eyl 20254 dakikada okunur


Rekabet Yasağı Davalarında Görevli Mahkeme: Yargıtay’dan Önemli Karar
Türk Borçlar Kanunu’nun 444–447. maddeleri, iş sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin işverene karşı üstlendiği rekabet yasağı yükümlülüğünü düzenler. Bu hükümler, işverenin haklı menfaatlerini korumayı amaçlar. Ancak uzun yıllardır uygulamada bir tartışma vardı: ➡️ Rekabet yasağına aykırılık davalarında görevli mahkeme hangisidir? İş mahkemeleri mi, yoksa ticaret mahkemeleri mi? Yargıtay’ın İçtihadı Birleştirme Kararı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu bu tart

Av. Celal Ferit DEMİRKIRAN
17 Eyl 20251 dakikada okunur


Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyelerinin Vergi Borçlarından Sorumluluğu
Danıştay Kararları Işığında Kusur, Temsil Yetkisi ve Tahsil Sınırları Anonim şirket, ticaret hayatında yatırımcıların kişisel malvarlıklarını koruma amacıyla oluşturduğu en güçlü tüzel yapılardan biridir. Pay sahipleri, kural olarak koydukları sermaye payı kadar sorumludur. Ancak bu sınırlı sorumluluk ilkesi, kamu alacakları bakımından mutlak değildir. Kamu alacağının tahsil edilememesi hâlinde, devletin başvurduğu ikinci basamak, şirketin “kanuni temsilcileridir.” Bu kişiler

Av. Celal Ferit DEMİRKIRAN
11 Eyl 20254 dakikada okunur


Munzam (Aşkın) Zarar Davalarında Güncel Gelişmeler: Yargıtay Ve Anayasa Mahkemesi Kararları Işığında Bir İnceleme
GİRİŞ Hukuk sistemimizde para borçlarının geç ifa edilmesi durumunda alacaklının maruz kaldığı zararın telafisi, kural olarak temerrüt faizi yoluyla sağlanmaktadır. Ancak, özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde, 3095 sayılı Kanun çerçevesinde belirlenen yasal ve temerrüt faiz oranları, paranın alım gücünde meydana gelen reel değer kaybını karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Bu durum, borçlunun temerrüdünden kazançlı çıkması gibi adalet duygusunu zedeleyen sonuçlara yol açabil

Av. Celal Ferit DEMİRKIRAN
9 Eyl 20254 dakikada okunur


TCK Madde 61 - Temel Cezanın Belirlenmesine İlişkin İlkeler
Temel cezanın belirlenmesine ilişkin ilkeler TCK'nın 61. maddesinin birinci fıkrasında; "(1) Hâkim, somut olayda; a) Suçun işleniş biçimini, b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları, c) Suçun işlendiği zaman ve yeri, d) Suçun konusunun önem ve değerini, e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını, g) Failin güttüğü amaç ve saiki, Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst

Av. Celal Ferit DEMİRKIRAN
8 Şub 20252 dakikada okunur


Verileri Yok Etmeme Suçu
Öz: TCK m. 138 ile hukuka uygun olarak kaydedilmiş kişisel verilerin, bir kısım kanunlarca belirlenmiş olan sürelerin geçmiş olmasına karşın yok edilmemesi bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu çalışmada, önce suçun ülkemizdeki gelişimine yönelik giri mahiyetinde bilgi verilecek, sonrasında maddenin düzenlenmesine dayanak teşkil eden uluslararası sözleşmelere göre verinin ve ardından da kişisel veri mevzuatındaki bazı kavramların tanımı yapılacaktır. Çalışmanın devamın

Av. Hilal KARSLI
8 Şub 20253 dakikada okunur


KVKK Kapsamında Veri Sahibinin Hakları ve İşleyenin Yükümlülükleri
KVKK, kişisel verilerin işlenmesinde uyulması gereken ilkeleri, veri sahiplerinin haklarını ve veri işleyenlerin yükümlülüklerini düzenler.

Av. Celal Ferit DEMİRKIRAN
4 Şub 20252 dakikada okunur
bottom of page
