top of page

Kambiyo Senetlerinde Senet Talili Ve İspat Hukuku Açısından Sonuçları

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Celal Ferit DEMİRKIRAN
    Av. Celal Ferit DEMİRKIRAN
  • 29 Nis
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 1 May

Türk hukuk sisteminde kambiyo senetleri (bono, poliçe ve çek), Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) ilgili hükümleri uyarınca illetten mücerret (soyut) borç ikrarlarıdır. Bu mücerretlik ilkesi, senedin temel borç ilişkisinden bağımsız bir hukuki varlığa sahip olduğu ve senedin geçerliliğinin temel ilişkideki sakatlıklardan etkilenmediği anlamına gelir. Ancak, senedin ihdas nedeni olarak metne eklenen "nakden" veya "malen" gibi kayıtlar, taraflar arasındaki ispat yükü dengesini belirleyen en kritik unsurlar arasında yer almaktadır. Yargılama sürecinde bu kayıtların aksine beyanda bulunulması, hukuk literatüründe "Senet Talili" olarak adlandırılan müesseseyi doğurmaktadır.


Kambiyo Senedinin Mücerretliği ve Bedel Kayıtları

Kambiyo senedi, kayıtsız ve şartsız bir borç vaadini içerir . Senet metninde bedelin neye istinaden alındığının (ihdas nedeni) belirtilmesi zorunlu bir şekil şartı değildir. Bununla birlikte, uygulamada taraflar senedin veriliş nedenini "nakden" (karz/borç para) veya "malen" (mal satışı/ticari ilişki) şeklinde senede derç etmektedirler. Bu ibareler, senedin ihdas nedenine dair yasal bir karine teşkil eder:

  • Nakden Kaydı: Senedin borç para karşılığında verildiğini, dolayısıyla borçlunun nakit parayı teslim aldığını ikrar ettiğini gösterir.

Malen Kaydı: Senedin bir mal teslimi veya ticari bir edim karşılığında verildiğini, borçlunun malı teslim aldığını beyan ettiğini ifade eder.


Senet Talili Kavramı

Senet talili, senedin lehtarı veya hamili olan alacaklının, senedin metninde yazılı olan ihdas nedenini (bedel kaydını) yargılama aşamasında değiştirmesi veya bu kaydın dışına çıkan açıklamalarda bulunmasıdır. Mücerretlik ilkesi gereği alacaklı, normal şartlarda temel ilişkiyi ispat etmekle yükümlü değilken; senedin nedenini "talil ederek" değiştirdiğinde, bu soyutluk zırhından vazgeçmiş kabul edilir.


Tek Taraflı Talil ve İspat Yükünün Yer Değiştirmesi

Alacaklı taraf, senedin metnindeki bedel kaydına aykırı bir savunma ileri sürerse "tek taraflı talil" gerçekleşmiş olur. Bu durumda, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca ispat yükü yer değiştirerek alacaklıya geçer.


  • Örneğin; senet üzerinde "nakden" ibaresi bulunmasına rağmen, alacaklı senedin aslında bir taşınmaz satışının teminatı olarak verildiğini veya bir ticari mal teslimi için düzenlendiğini beyan ederse, senedi talil etmiş sayılır .

  • Talil gerçekleştiğinde, alacaklı senedin yeni ileri sürdüğü nedene dayalı olarak verildiğini ispat etmek zorundadır. Eğer alacaklı bu yeni nedeni ispatlayamazsa, senedin bedelsiz olduğu kabul edilerek davanın borçlu lehine sonuçlanması riski doğar.


Talil Sayılmayan Haller: Beyanın Detaylandırılması

Alacaklının beyanları, senet metnindeki kaydı yalanlamıyor, aksine onu destekliyor veya ayrıntılandırıyorsa talil oluşmaz. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin yerleşik görüşüne göre, "nakden" kayıtlı bir senet için alacaklının "borç para vermiştim, ayrıca şu masrafları da üstlenmiştim" demesi, senedin nakit karakterini bozmadığı için talil mahiyetinde görülmez ve ispat yükü yine borçlu üzerinde kalır .


Çift Taraflı Talil

Dava sürecinde hem borçlu hem de alacaklı, senedin ihdas nedenini senet metninden farklı, ancak birbirleriyle uyumlu veya uyumsuz bir nedene dayandırırlarsa "çift taraflı talil" söz konusu olur.

  • Bu durumda her iki taraf da senedin mücerretliğinden uzaklaşmış olsa bile, ispat yükü yer değiştirmez.

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili dairelerin kararlarında vurgulandığı üzere; çift taraflı talil halinde senedin bedelsizliğini ispat yükümlülüğü yine borçlu (davacı) üzerindedir .


HMK m. 201 ve Senede Karşı Senetle İspat

Senet talili tartışmalarının temelinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 201. maddesi yer alır. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak nitelikteki işlemlerin (bedelsizlik, teminat iddiası vb.) ancak yazılı delil ile ispatlanması zorunludur. Talil durumunda ispat yükünün yer değiştirmesi, bu usul kuralının bir istisnası değil, karinenin el değiştirmesidir.


Avalistin Bağımsız Sorumluluğu (TTK m. 702/2)

Senet talili tartışmalarında göz ardı edilmemesi gereken bir diğer husus, senedi "avalist" sıfatıyla imzalayan tarafın durumudur. TTK m. 702/2 uyarınca, aval verenin borcu asıl borçlunun borcundan bağımsızdır. Avalist, senedin temel ilişkisindeki sakatlıkları (örneğin senedin bir mal teslim edilmediği için bedelsiz kaldığı iddiası) ancak senet metninden anlaşılan bir noksanlık varsa ileri sürebilir. Aksi halde, temel ilişkideki talil olgusu avalistin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz . ( Bkz. Kambiyo Senetlerinde Avalistin Sorumluluğu Ve Bağımsız Borç Niteliği )


Yargıtay 19. HD, E. 2017/3879, K. 2018/990

"...Senedin ihdas nedeni bölümünde nakden kaydı bulunduğu halde, davalı alacaklının senedin bir taşınmazın teminatı olarak verildiğini açıklamakla senet metnini talil etmiş olduğu ve bu suretle ispat külfetini üzerine aldığı gözetilmelidir. Davalı, senedin veriliş nedenini ispatlayamadığı takdirde davanın kabulü gerekir."

 

Yargıtay 19. HD, E. 2016/4040, K. 2016/14435

"...Davalının soruşturma dosyasındaki ifadesinde, senedin otel masrafları karşılığında nakden düzenlendiğine ilişkin beyanları, senet metnindeki nakden kaydı ile uyumlu olup senet metnini talil mahiyetinde değildir. Bu durumda ispat yükü yer değiştirmemiş olup, senedin bedelsiz olduğunu ispat yükü davacı borçlu üzerindedir." 

 


UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Celal Ferit DEMİRKIRAN’a aittir. İçerikler, hak sahipliğinin geçerliliği için elektronik imzalı zaman damgası ile kaydedilmiştir. Sitemizdeki yazıların, izinsiz olarak başka platformlarda kopyalanması veya özetlenerek yayınlanması halinde yasal ve cezai işlemler uygulanacaktır.

bottom of page