Ticari İşletmeler Arasındaki İspat Hukukunda Faturanın Rolü: Sükutun ve Defter Kayıtlarının Bağlayıcılığı
- Av. Celal Ferit DEMİRKIRAN

- 31 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 7 Oca

Türk Ticaret Kanunu m. 21/2 ve Karine Kavramı
Ticari hayatta faturanın tebliği, sadece bir alacak iddiasının somutlaştırılması değil, aynı zamanda muhatap üzerinde belirli bir süre içinde harekete geçme yükümlülüğü doğuran hukuki bir işlemdir. Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca, faturayı alan kişinin sekiz gün içinde içeriğine itiraz etmemesi, içeriğin kabul edildiği yönünde bir karine doğurur. Ancak bu karinenin kapsamı, sınırları ve ticari defter kayıtları ile etkileşimi, ispat hukuku açısından Yargıtay’ın güncel içtihatlarıyla yeniden yorumlanmaktadır.
Akdi İlişkinin ve İfadan Doğan Teslimin İspat Yükü
Faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesinin doğuracağı "içeriğin kabulü" sonucu, taraflar arasında geçerli bir temel hukuki ilişkinin (sözleşmenin) varlığına ve malın/hizmetin teslim edilmiş olmasına bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/823 E. ve 2019/553 K. sayılı ilamı, bu hususta temel bir ayrım yapmaktadır.
Yargıtaya göre; faturanın bir ispat aracı olarak değerlendirilebilmesi için, faturayı düzenleyen tarafın öncelikle taraflar arasında bir akdi ilişkinin bulunduğunu ve faturaya konu edimin ifa edildiğini (malın teslim edildiğini veya hizmetin verildiğini) genel ispat kuralları çerçevesinde kanıtlaması gerekmektedir. Taraflar arasında temel bir sözleşme ilişkisi ispatlanamadığı sürece, salt faturaya itiraz edilmemiş olması "yokluktan varlık" yaratmayacak ve muhatabı borç altına sokmayacaktır. Bu çerçevede, faturaya itiraz edilmemesinin doğurduğu karine, sadece faturanın asli münderecatı (fiyat, miktar ve cins) ile sınırlıdır.
Ticari Defterlerin ve Muhasebe Kayıtlarının "Kesin Delil" Niteliği
Hukuk sistemimizde tacirin kendi ticari defterlerine yaptığı kayıtlar, aleyhine delil teşkil eden en güçlü argümanlardan biridir. HGK’nın 06.03.2024 tarihli ve 2023/793 E. - 2024/149 K. sayılı güncel kararı, faturaya itiraz edilmemesinin ötesinde, faturanın ticari defterlere işlenmesinin doğuracağı hukuki sonuçları irdelemiştir.
İlgili karara konu uyuşmazlıkta, faturada uygulanan kâr marjının asıl sözleşmeye aykırı olduğu iddia edilmişse de; Yargıtay, davacının söz konusu faturaları uzun bir süre boyunca hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kendi ticari defterlerine kaydetmiş olmasını belirleyici görmüştür. HGK;
Ticari defter kayıtlarının sahibi aleyhine kesin delil teşkil ettiğini,
Sözleşme şartlarından farklı içerikte düzenlenen faturaların defterlere kaydedilmesinin, taraflar arasındaki sözleşmenin zımnen (örtülü olarak) değiştirildiğine ve yeni şartların benimsendiğine dair güçlü bir irade beyanı olduğunu,
Yıllarca süregelen bu uygulamanın ardından sözleşmeye aykırılık iddiasında bulunulmasının "dürüstlük kuralı" ile bağdaşmayacağını hüküm altına almıştır.
Bu yaklaşım, faturanın sadece bir itiraz süresine tabi olmadığını, aynı zamanda muhasebe süreçlerinin hukuk stratejisiyle ne denli entegre olması gerektiğini kanıtlamaktadır.
Basiretli Tacir Yükümlülüğü ve Risk Yönetimi
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun güncel yaklaşımları ışığında, ticari işletmelerin fatura süreçlerini sadece mali bir kayıt süreci olarak değil, birer hak düşürücü işlem yönetimi olarak görmeleri gerekmektedir. Akdi ilişki ispatlandığı takdirde, faturanın içeriğine süresinde itiraz edilmemesi ve daha da önemlisi, bu içeriğin ticari defterlere kaydedilmesi, karşı tarafa "ikrar" niteliğinde bir delil sunmaktadır.
Sonuç olarak; asıl sözleşmeye veya teslim edilen edime aykırı içerik taşıyan faturaların, 8 günlük yasal süre içinde Noter veya KEP gibi nitelikli kanallar üzerinden reddedilmesi ve bu belgelerin kesinlikle muhasebeleşmemesi, ispat yükünün el değiştirmesini önlemek adına hayati önem arz etmektedir.
UYARI
Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Celal Ferit DEMİRKIRAN’a aittir. İçerikler, hak sahipliğinin geçerliliği için elektronik imzalı zaman damgası ile kaydedilmiştir. Sitemizdeki yazıların, izinsiz olarak başka platformlarda kopyalanması veya özetlenerek yayınlanması halinde yasal ve cezai işlemler uygulanacaktır.
